|
Mehmet Uzunboy tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 05 Şubat 2012 12:22 |
Tarih: 26 Şubat 2012
Saat: 19:30 Yer: Asya Nur Kültür Merkezi
Konu: Esma-i Hüsna açısından Ahlak
Seminerci: Süleyman KÖSMENE Not: Hanımlar için yer ayrılmıştır.
|
|
Sami Cebeci tarafından yazıldı
|
|
Çarşamba, 28 Aralık 2011 19:48 |
Vücudumuzun hayat suyu olan kan, başlı başına bir mu’cizedir. İncelendiği zaman insanı hayrete sevk eden bir san’at eseriyle karşı karşıya olduğumuz görülür.
Yaratılmış olan hangi şeye baksak muhteşem bir mu’cize olduğunu görürüz. Atomlardan güneş sistemine, hücrelerden galaksilere kadar görünen bütün varlıklar, mükemmel bir ölçü ve intizamla kendi San’atkârına ve O’nun birliğine şahitlik yapıyorlar. Kendilerinin aynısını yapmak, insanları nihayetsiz bir âcizlik içinde bırakıyor.
Vücudumuzun hayat suyu olan kan da başlı başına bir mu’cizedir. İncelendiği zaman insanı hayrete sevk eden bir san’at eseriyle karşı karşıya olduğumuz görülür. Teknik imkânlarla kan yapmak şimdiye kadar mümkün olmamış ve bundan sonra da olmayacaktır. İnsan bu eser karşısında âciz bir vaziyettedir.
|
|
Mehmet Uzunboy tarafından yazıldı
|
|
Salı, 06 Aralık 2011 21:03 |
Gazetemiz Yeni Asya'nın
değerli genel yayın müdürü
Kazım GÜLEÇYÜZ'e
Cenab-ı Hak'tan acil
şifalar dileriz.
|
|
Sami Cebeci tarafından yazıldı
|
|
Çarşamba, 09 Şubat 2011 00:00 |
Şubat ayı seminer konumuz “28 Şubat ve Yeni Asya’nın duruşu” üzerineydi. Konuşmacımız, yarım asra yakın basın camiasında önemli bir yeri olan ve bütün ihtilâl, muhtıra ve post modern darbe süreçlerini yaşayan Mehmet Kutlular Ağabeydi. Bu konuları ondan dinlemenin elbette ayrı bir yeri ve önemi vardı.
Asya Nur Kültür Merkezinin konferans salonu hıncahınç doluydu. Bütün dikkatler Kutlular Ağabeye odaklanmıştı. On dört sene evvel gerçekleşen 28 Şubat 1997 darbesi, resmen ordunun hükümete bir müdahalesiydi. Fakat, müteaddit defalar ordunun yaptığı bütün bu ihtilâl ve darbeler, cumhuriyetin yanlış temeller üzerine kurulmasından kaynaklanıyordu. “Ne mutlu Türküm diyene!” sloganında ifâdesini bulan ırkçı bir yaklaşım, başta Kürtler olarak diğer etnik kökenleri küstürmüştü. Osmanlı da Türk’tü, fakat Türkçü değildi. Kırk dört farklı etnik kökeni Osmanlılık adı altında birleştiriyor, İslâm dini ortak kimliğinde kardeş yapıyor, farklı dinlere mensup olanlara da alabildiğine din hürriyeti tanıyordu.
|
|
Sami Cebeci tarafından yazıldı
|
|
Çarşamba, 06 Ekim 2010 03:25 |
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan gibi yaptık. Onlar ise hâlâ bundaki delilleri inkâr ederler.” (Enbiyâ Sûresi: 32)
Çok ince matematiksel hesaplarla ve belli bir ölçü ve denge içinde yaratılan şirin gezegenimiz ve yaşadığımız dünyamızı çepeçevre kuşatan hava tabakasına atmosfer denilir. Genel olarak, canlıların yaşadığı biyosferi de kuşatan troposfer ve stratosfer, mezosfer, termosfer gibi tabakalar şeklinde isimler verilmiştir.
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |