- Risale Dersi 2188: Emirdağ Lahikası II 4(230-231-232.mektup)
- Risale Dersi 2187: Emirdağ Lahikası II 3(229.mektup)
- Risale Dersi 2186: Emirdağ Lahikası II 2(224-225-226-227-228.mektup)
- Risale Dersi 2185: Emirdağ Lahikası II 1(221-222-223.mektup)
- Risale Dersi 2184: Emirdağ lahikası 130(218-219-220.mektup)
Sami Cebeci
Bediüzzaman’ın Manevi Şahsiyeti
Rûmî tarihle 1293, Milâdiye göre 1878 yılında doğan ve 23 Mart 1960 yılında Hakkın rahmetine kavuşan Bediüzzaman, seksen iki senelik uzun ve bereketli hayatını insanlığın hem dünya hem de ebedî saadetini kazanmalarına vakfetti. Dünya zevki namına hiçbir şey tatmadı. Bütün ömrü harp meydanlarında, memleket mahkemelerinde veya esaret zindanlarında geçti. Kendi tabirince görmediği ezâ, çekmediği cefa kalmadı. Ama o, zindanda iken bile safayı görenlerdendi. Kendisini memleket memleket sürgüne yollayanlara, kasaba kasaba dolaştıranlara, zindanda yer hazırlayanlara hakkını…
Devamı...Tesettür Emri ve Tavizsiz Bir Duruş
Bir asra yaklaşan uzun ve bereketli ömrünü iman ve Kur’ân hakikatlerine vakfeden ve hem Sünnet-i Seniyye, hem de şeair-i İslâmiyenin ihyasına feda eden büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri; hayatı boyunca sürgün ve mahkemelerden kurtulamadı. Fakat kanunlar muvacehesinde de hiçbir suç bulunamadı. Çünkü Kur’ân’a, imana hizmet etmekten başka bir hedefi yoktu. Bu ise, hiçbir cihetle suç olamazdı. Cumhuriyet dönemi mahkemelerinde ilk muhakemesi Eskişehir’de oldu. Savcılık tarafından yapılan suçlamalar çok ciddiydi. Gizli cemiyet kurmak, siyasî…
Devamı...Kıbrıs’da Risale-i Nur Hizmetleri
Bediüzzaman ve manevî tahripçiler
Adem Aleyhisselâm ile başlayan iman ve inkâr mücadelesi çağlar boyu süre gelmiş ve kıyamete kadar da devam edecektir. Zira bu dünya bir imtihan meydanıdır. Ancak bu mücadelede Cenâb-ı Hak yarattığı kullarını kendi hallerine bırakmamış ve gönderdiği yüz yirmi dört binden fazla peygamberleri ve semavî kitaplarıyla onlara doğru yolu göstermiştir. Ama insanların kimi, peygamberlerinin yolundan gitmiş, kimi de peygamberlerine sırt dönmüş, hatta onları öldürmek cüretinde bulunmuşlardır. Allah (c.c.) insanların iradelerini zorlamayıp hür bırakmıştır. İnsan iradesiyle istediğini…
Devamı...Nur Mesleğinde Hürriyet Kavramı
Her insanın doğuştan var olan hürriyet hakkı, insanlık tarihi boyunca uğrunda oluk oluk kanlar dökülen en temel haklardandır. İnsanlığın; vahşet ve bedeviyet, kölelik, esirlik, ecirlik, malikiyet ve serbestiyet şeklinde beş devre geçirdiğine dikkat çeken Bediüzzaman Hazretleri, son devirde hürriyetlerin her cihetle parlayacağını ve genel kabul göreceğini beyan eder. “Ben ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam” diyen o büyük insan, eserlerinde hürriyet hakikatinin üzerinde bir hayli fikir beyan etmiş ve mesleğinin önemli prensiplerinden biri olarak ifade etmiştir. Kayıtsız…
Devamı...Risale Dersi 46: 10. Söz’den
Nur Mesleğinde Cihad Anlayışı
Âhirzamanın son müceddidi Bediüzzaman Hazretleri, çok cihetlerde içtihat yaparak dinde tecdid vazifesini hakkıyla yerine getirmiştir. Bahsi geçen içtihatlardan birini de cihad meselesinde yapmıştır. Bediüzzaman, fertten cemiyete giden bir ıslahat hareketiyle, insanların nefisleriyle yapacakları mücadeleyi en büyük cihad olarak görmüş ve o mücadelede tahkikî ve kuvvetli bir imanın en büyük temel dayanak olduğu gerçeğinden hareketle, iman esaslarının ispat, izah ve tebliğini mesleğinin temel taşı yapmıştır. “Millet irşad ve tenvir edilmelidir” beyanları bunun en veciz ifadesidir. Bir…
Devamı...Avrupa Birliği Ve Yeni Asya Ekolü
1950 yıllarının başlarında Avrupa Kömür-Çelik Topluluğu olarak kurulan ve sonraki zamanlarda Avrupa Ekonomik Topluluğu, Avrupa Topluluğu ve en nihayet Avrupa Birliği adını alarak, kıt’a çapında iktisadî, siyasî ve kültürel bir birlik oluşturmayı Avrupa başardı. Türkiye bu birliğe 31 Temmuz 1959 yılında Demokrat Parti döneminde müracaat yaptı ve 15 Eylül 1959 tarihinde kabul edildi. 1963 Ankara Antlaşmasıyla yeniden teyidi yapıldı. Uzun ve yorucu çalışmalardan sonra 10 Aralık 1999 Helsinki Antlaşmasıyla aday adayı olma statüsü elde edildi….
Devamı...






